Mutluluk Arayışı

Yaşamımız sürecince en temel amaçlarımızdan biri mutlu olabilmektir.Mutlu olabilmek için hep bir arayış içine gireriz.Mutluluk anlayışı kişiden kişiye değişir bu yüzden evrensel bir tarifini yapmak mümkün olmayabilir.Mutluluğu kimi kariyerde,kimi evlilikte,kimi parada,kimi doğada ya da dünyanın öbür ucunda arar.İnsanların çoğu aradıkları mutluluğa eriştiklerinde hayal ettikleri kadar mutlu olamayıp içlerinde bir eksiklik hissetmiştir.Bunun sebebi farklı yerlerde aradıkları “mutluluğun” kendi içlerinde saklı olduğunu fark etmemeleridir.

Mutluluk,süreklilik arz eden bir deneyim değildir.Hayatımız boyunca kendimizi mutlu hissettiğimiz anlar olacağı gibi olumsuz duyguları deneyimleyeceğimiz zamanlar da olacaktır.Bu olumsuz deneyimlerin var olduğuna,bundan sonra da var olacağını kabul edersek mutlu olmayı başarabiliriz. Bu durumu Bukowski’nin şu sözüyle açıklayabiliriz; “Hayata mutlu olmaya gelmediğini kabul ettiğinde,mutlu olmaya başlıyorsun.” Bu duruma hakikati kabul etmenin verdiği bir huzur,dinginlik hali de denilebilir.

Harward Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre mutluluğun %10’u insanın başına gelenle, %90’ı ise insanın başına gelenleri nasıl yorumladığıyla ilgilidir.İnsan eğer bakış açısını değiştirirse mutlu ve başarılı olabilir.

Mutlu olabilmenin bir koşulu da kendimiz gibi olabilmektir.Adler’in dediği gibi “Kendini tanıma,mutluluğun ilk kanunudur.” Kendimizi doğru tanıyıp,neye ihtiyacımız olduğunun farkında olmalıyız.Kendi varlığımızın,isteklerimizin farkına varmadan hayatımızı başkalarının beklentilerine göre şekillendirirsek mutluluktan uzaklaşırız.

Mutluluk bir amaç ya da sonuç değil,süreçtir.İçinde bulunduğu zamanda değil sadece bazı koşullar gerçekleşince mutlu olacağını zannedenler,hiçbir zaman mutlu olamazlar.Mutluluk şimdiki zamanda,içinde yaşanılan andadır.En basit ve gerçek haliyle, “An’ı yaşamak ve yaşarken sevdiklerimizle birlikte anın tadını çıkarmaktır.”

Join the Discussion

Your email address will not be published.